İnternetten Alınan İkinci El Araçta Kilometre Düşürülmesi: Satıcı “Ben de Bilmiyordum” Diyerek Sorumluluktan Kurtulabilir mi?

·

,

İkinci el araç satın aldıktan sonra muayene veya servis kayıtlarında daha yüksek kilometre görüldüğünün anlaşılması, alıcı açısından ciddi bir belirsizlik yaratır. Aracın gerçek kullanım geçmişi, bakım ihtiyacı ve piyasa değeri satış sırasında anlatılandan farklı olabilir. Satıcı ise çoğu zaman kilometresini kendisinin düşürmediğini, aracı aynı şekilde aldığını veya alıcının araştırma yapması gerektiğini söyler. Bu savunmaların hukuki ve cezai sonuçları aynı değildir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219. maddesine göre satıcı, koşulları oluştuğunda, varlığını bilmediği ayıplardan da sorumludur. Dolayısıyla “Kilometreyle ben oynamadım” açıklaması, alıcının satıcıya yönelteceği ayıptan doğan talepleri tek başına ortadan kaldırmaz. Buna karşılık dolandırıcılık suçundan cezai sorumluluk için kişinin eylemi, bilgisi ve kastı ayrıca incelenir. Bedel talebiyle suç duyurusunun aynı başlık altında düşünülmesi, yanlış beklentilere yol açabilir.

Kilometrenin düşürülmüş olması neden ayıp sayılır?

Kilometre bilgisi, ikinci el araç alıcısının kararını etkileyen temel özelliklerdendir. Daha az kullanıldığı belirtilen bir araç için farklı bedel ödenebilir; bakım geçmişi ve beklenen kullanım ömrü de buna göre değerlendirilir. Aracın çalışır durumda olması, yanlış kilometre bilgisinden doğan sorunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buradaki uyuşmazlık yalnızca motorun arızalı olup olmadığıyla sınırlı değildir.

TBK m. 219, satıcının bildirdiği niteliklerin bulunmamasını ve malın değerini ya da beklenen faydayı önemli ölçüde azaltan ayıpları düzenler. Olağan incelemeyle anlaşılmayan, geçmiş kayıtların ve teknik değerlendirmenin karşılaştırılmasıyla ortaya çıkan kilometre müdahalesi, somut olayda gizli ayıp olarak değerlendirilebilir. Ancak her kayıt farklılığı doğrudan hileli müdahale demek değildir. Muayene kaydındaki giriş hatası, gösterge değişimi ve gerçekten kilometre düşürülmesi teknik incelemeyle ayrılmalıdır.

Örneğin satış ilanında 140.000 kilometre bilgisi bulunan bir aracın, satıştan iki yıl önceki servis kaydında 240.000 kilometrede görünmesi araştırmayı gerektirir. Bu tek kayıt başlangıç delili olabilir; fakat kaydın araca ait olduğu, tarihinin doğruluğu ve göstergeye ilişkin işlemler de değerlendirilmelidir. Plaka değişmişse şasi numarasının karşılaştırılması özellikle önem taşır.

Satıcının habersiz olması alıcının talebini engeller mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 24.10.2022 tarihli, 2022/6482 E., 2022/8092 K. sayılı kararı, bu soruyu doğrudan ele almaktadır. Davalı, kilometre değişikliğinden haberi olmadığını ve işlemin kendi elindeyken yapılmadığını savunmuştur. Yargıtay, ayıbı bilmeyen satıcının da ayıptan sorumluluğunu vurgulamış; satış bedeliyle ilgili delillerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kararda ayrıca satıcının süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı yönünde itirazının bulunmadığına değinilmiştir. Bu ayrıntı önemlidir: Karar, “gizli ayıpta hiçbir zaman bildirim gerekmez” şeklinde yorumlanamaz. Nitekim kararda TBK m. 223 ve m. 225 hükümleri de değerlendirilmiştir. Alıcının hakları, bildirimin gerekip gerekmediği ve satıcının ağır kusuru gibi konular birlikte ele alınmalıdır.

Bu karar bir kanun yararına bozma kararıdır ve bozma, taraflar arasındaki kesin hükmün sonucuna etkili olmamak üzere verilmiştir. Dolayısıyla kararın içeriği emsal olarak açıklanabilir; ancak davacıya bu kararla doğrudan ödeme yapıldığı söylenemez. Ayrıca 2022 tarihli karar, temel ilkeyi açıklamak için kullanılmıştır; yeni verilmiş bir karar olarak sunulmamaktadır.

Araç sahibinden mi, galeriden mi alındı?

Uygulanacak hukuki yol, satıcının sıfatına ve alımın amacına göre değişir. Ticari veya mesleki amaçla satış yapan bir işletmeden, tüketici amacıyla araç alınması hâlinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gündeme gelir. Kendi aracını ticari faaliyet dışında satan iki kişi arasındaki işlemde ise kural olarak TBK hükümleri üzerinden değerlendirme yapılır. Tacirler arasındaki ticari satışlar ayrıca incelenmelidir.

Aracın bir ilan sitesinde görülmesi, işlemi tek başına tüketici işlemi yapmaz. Aynı şekilde ilanın “sahibinden” olarak verilmesi de satıcının gerçekte ticari faaliyet yürütüp yürütmediği konusunu kesin biçimde çözmez. Satışın niteliği, tarafların sıfatı ve gerçek işlem birlikte değerlendirilir. Bu ayrım; başvuru mercii, arabuluculuk ve süreler bakımından önemlidir.

Tüketici satışlarında 6502 sayılı Kanun’un 8–12. maddeleri, ayıplı malı, satıcının sorumluluğunu, ispatı ve seçimlik hakları düzenler. İlanda bildirilen kilometre ile aracın gerçek durumunun uyuşmaması bu kapsamda değerlendirilebilir. Bununla birlikte alıcının sözleşme sırasında ayıbı bilip bilmediği, satıcının hangi bilgiyi açıkça verdiği ve belgelerin içeriği ayrıca araştırılır.

Alıcı araç iadesi veya bedel indirimi isteyebilir mi?

TBK m. 227 ve tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun m. 11, şartları dâhilinde sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım ve ayıpsız benzeriyle değiştirme haklarını düzenler. Kilometre müdahalesinde uygulamada özellikle satıştan dönme ve bedel indirimi gündeme gelir. Bununla birlikte her alıcı bakımından aynı talebin uygun olduğu veya her talebin mutlaka kabul edileceği söylenemez.

Aracı kullanmaya devam etmek isteyen kişi, koşulları varsa ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir. Aracı elinde tutmak istemeyen kişi ise iade ve satış bedelinin geri verilmesini sağlayacak sözleşmeden dönme yolunu değerlendirebilir. Dönmenin koşulları ve sonuçları, aracın sonradan devredilip devredilmediği, değişikliğe uğrayıp uğramadığı ve somut olayın özellikleriyle birlikte ele alınır.

Bedel indirimi talebi, gelişigüzel seçilmiş bir miktara dayandırılmamalıdır. Satış tarihindeki durum, aracın ayıplı ve ayıpsız değerleri, kararlaştırılan satış bedeli ve teknik bulgular önemlidir. Sonradan oluşan her arıza da sırf kilometre düşürülmüş olduğu için otomatik olarak satıcıya yüklenemez. Onarım gideri veya başka zararlar talep edilecekse ayıpla bağlantı ve ilgili sorumluluk koşulları ayrıca gösterilmelidir. Aynı zarar için iki kez tahsil sonucuna yol açacak taleplerden kaçınılmalıdır.

Kilometre sorunu öğrenildiğinde ne yapılmalı?

İlk adım satış ilanını, yazışmaları, noter satış sözleşmesini, ödeme kayıtlarını ve ekspertiz raporunu korumaktır. İlan kaldırılmadan önce içeriğinin saklanması, satıcının hangi kilometreyi bildirdiğinin ortaya konulmasına yardımcı olur. Muayene ve servis kayıtları mümkün olduğunca tarih sırasına konulmalı; alıcının sorunu hangi gün, hangi belgeyle öğrendiği belirlenmelidir.

TBK m. 223 kapsamında sonradan ortaya çıkan gizli ayıp, öğrenildiğinde hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirimin yapıldığı ve içeriği ispatlanabilir olmalıdır. Noter ihtarnamesi kullanılabilir; ancak her olayda tek geçerli bildirim yolunun noter olduğu söylenemez. Tacirler arasındaki işlemlerde özel hükümler de dikkate alınır. Tüketici işlemlerine ise TBK’daki ihbar düzenini hiçbir ayrım yapmadan aynen taşımamak gerekir.

TBK m. 225, ağır kusurlu satıcının ve mesleği gereği bilmesi gereken ayıplar bakımından profesyonel satıcının geç bildirim savunmasına ilişkin istisnalar içerir. Ancak alıcının bu istisnalara güvenerek beklemesi uygun değildir. Satıcıyla yapılan görüşmeler, delillerin korunmasını ve sürelerin izlenmesini gereksiz kılmaz. Aracın göstergesinde işlem yapılmadan veya önemli parçaları değiştirilmeden önce teknik durumun belgelenmesi de ileride ispat bakımından yararlı olabilir.

Zamanaşımı ve başvuru yolu nasıl belirlenir?

TBK m. 231 uyarınca ayıptan doğan sorumlulukta genel süre, satıcının daha uzun süre üstlenmediği hâllerde, aracın alıcıya devrinden itibaren iki yıldır. Satıcının ağır kusuruna ilişkin istisna ayrıca değerlendirilir. Bu süre ile ayıbın öğrenilmesi üzerine yapılacak bildirim aynı şey değildir. “İki yılım var, satıcıya daha sonra haber veririm” düşüncesi hak kaybına yol açabilir.

Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun m. 12 esas alınır. İkinci el satışlarda sorumluluğun bir yıldan az olamayacağı düzenlemesi, her ikinci el araçta sürenin otomatik olarak bir yıl olduğu anlamına gelmez; genel iki yıllık süre, sözleşmedeki düzenleme ve kanuni sınırlar birlikte değerlendirilmelidir. Ayıbın ağır kusur veya hileyle gizlenmesi bakımından da özel hüküm bulunmaktadır.

2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında olan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru gerekir. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda, tüketici mahkemesi ve kural olarak dava öncesi arabuluculuk yolu değerlendirilir. Burada aracın piyasa değeri ile istenen hukuki korumanın değeri karıştırılmamalıdır: bedel indirimi talebi ile aracın iadesine dayalı talebin uyuşmazlık değeri aynı olmayabilir. Tüketici niteliği bulunmayan satışlarda başvuru yolu ayrıca belirlenir.

Kilometre düşürmek veya bunu gizleyerek satmak dolandırıcılık oluşturur mu?

Dolandırıcılık yönünden hileli davranış, aldatma, zarar, yarar sağlama ve kastın somut olayda değerlendirilmesi gerekir. Satıcının ayıptan hukuken sorumlu olması, mutlaka suç işlediği anlamına gelmez. Buna karşılık kilometre değişikliğini bilerek gizleyen kişinin “Araç çalışıyordu” demesi de cezai incelemeyi kendiliğinden sona erdirmez. Suçun TCK m. 157 veya nitelikli hâller kapsamında değerlendirilmesi olayın özelliklerine bağlıdır; yalnızca internet ilanı bulunmasından otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.09.2025 tarihli, 2022/986 E., 2025/11834 K. sayılı kararında, sanığın göstergeyle ilgili birbiriyle çelişen açıklamaları ve kilometre değişikliğini aracı sattığı kişiye bildirmemesi önemsenmiştir. Daire, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırıp duruşma açmadan beraat kararı veren bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Karar, kesinleşmiş yeni bir mahkûmiyet hükmü olarak sunulmamalıdır.

Bu somut örnek, yalnızca kilometre rakamlarının değil, satıcının açıklamalarının ve satış zincirinin de araştırıldığını gösterir. Araç kimdeyken kayıt değişmiş, gösterge hangi gerekçeyle işlem görmüş, satışta alıcıya ne söylenmiştir? Ceza dosyasındaki bu sorular ile hukuk dosyasındaki ayıp, bedel ve bildirim incelemesi birbirini tamamlayabilir; fakat bir başvuru diğerinin yerine geçmez.

Kilometresi düşürülmüş araç alan kişinin değerlendirmesi, ilanla başlayıp noter sözleşmesi, ödeme ve teknik kayıtlarla devam etmelidir. Doğru talebin seçilmesi, sürelerin korunması ve hukuki sorumlulukla cezai sorumluluğun ayrılması dosyanın temelini oluşturur. Bu belgelerin birlikte incelenmesi, aracı iade etme, bedel indirimi isteme veya suç duyurusunda bulunma seçeneklerinin somut olay bakımından değerlendirilmesini sağlar.

Kaynaklar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — UYAP güncel metin: m. 219, 221–223, 225, 227–229 ve 231.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — UYAP: m. 8–12; başvuru yolu bakımından m. 68 ve 73/A.

Yargıtay Karar Arama: 3. Hukuk Dairesi, 24.10.2022, 2022/6482 E., 2022/8092 K.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi — UYAP tam metin: 18.09.2025, 2022/986 E., 2025/11834 K.

Ticaret Bakanlığı — Tüketici hakem heyetlerine ilişkin bilgilendirme: 2026 yılı 186.000 TL parasal sınırı.

Adalet Bakanlığı — Arabuluculuk hakkında sorular: tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk.