Şirketlerin, avukatların, arabulucuların ve birçok tüzel kişinin kullandığı Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi’nde en kritik hata, tebligatın ekranda görüldüğü tarih ile hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi birbirine karıştırmaktır. Bir belge UETS hesabınıza bugün düşmüş olabilir; siz onu bugün açabilir veya hiç açmayabilirsiniz. Buna rağmen kanun, tebliğ tarihini özel bir kuralla belirler.
7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a’ya göre elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu kural, özellikle icra itirazı, istinaf, temyiz, dava açma ve başka hak düşürücü sürelerin hesabında doğrudan önem taşır.
Tebligatı ilk gün açarsam süre hemen başlar mı?
Kural olarak hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ceza daireleri, elektronik tebligatta tebliğ tarihinin mesajın okunduğu tarih değil, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğunu açık biçimde kabul etmektedir.
Örneğin tebligat UETS hesabınıza 10 Eylül günü ulaştıysa, izleyen günler 11, 12, 13, 14 ve 15 Eylül olarak sayılır; tebligat 15 Eylül gününün sonunda yapılmış sayılır. Kanuni süre de ilgili usul kanunundaki kurala göre tebliğden sonraki günden itibaren işlemeye başlar.
Belgeyi 10 Eylül’de açmanız, 7201 sayılı Kanun bakımından bu beş günlük kanuni tebliğ tarihini öne çekmez. Aynı şekilde hiç açmamanız da tebliğin süresiz biçimde ertelenmesini sağlamaz.
Cumartesi ve pazar beş günlük hesaba dâhil mi?
Tebligat Kanunu’ndaki beş günlük süre “iş günü” olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle hafta sonları ve resmî tatiller, elektronik tebligatın tebliğ edilmiş sayılacağı beş günlük hesabın içinde yer alabilir. Burada beş günlük tebliğ kuralıyla, sonrasında başlayacak dava veya itiraz süresinin son gününün tatile rastlaması meselesi birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin elektronik tebligat cuma günü hesabınıza ulaştıysa cumartesi ve pazar da izleyen beş gün hesabında dikkate alınır. Buna karşılık dava veya itiraz süresinin son günü resmî tatile denk geliyorsa ilgili usul kanununun tatil gününe ilişkin özel kuralı uygulanabilir. Süre türü görülmeden otomatik hesap yapılmamalıdır.
SMS veya e-posta bildirimi gelmemesi tebligatı geçersiz kılar mı?
UETS hesabına tebligat ulaştığında kullanıcıya ayrıca SMS veya e-posta bilgilendirmesi gönderilebilir. Ancak bu mesajlar hukuki tebligatın kendisi değildir. Telefon numarasının değişmiş olması veya bilgilendirme SMS’inin gelmemesi, UETS’ye usulüne uygun ulaşmış elektronik tebligatı kural olarak kendiliğinden geçersiz hâle getirmez.
Bu nedenle özellikle elektronik tebligat kullanması zorunlu şirket ve meslek mensuplarının yalnızca SMS’e güvenmemesi gerekir. UETS hesabının düzenli kontrolü, şirket içinde sorumlu kişinin belirlenmesi ve gelen tebligatların aynı gün hukuk veya ilgili birime yönlendirilmesi önemlidir.
Şirkette tebligatı çalışan açtıysa ne olur?
Özel hukuk tüzel kişileri elektronik tebligatın zorunlu muhatapları arasındadır. Şirket UETS hesabına gelen tebligatın içeride hangi çalışan tarafından görüldüğü, kanuni tebliğ tarihini değiştirmez. Tebligat şirketin elektronik adresine ulaştığında sistemde işlem ve delil kayıtları oluşur.
Bu nedenle “muhasebe çalışanı gördü ama müdüre söylemedi” savunması, kanuni sürenin yeniden başlamasını otomatik olarak sağlamaz. Bu tür olaylar şirket içi görev ve sorumluluk bakımından ayrıca değerlendirilebilir; fakat dışarıya karşı süre takibi için etkin bir UETS prosedürü kurulması gerekir.
UETS kaydında hangi tarihlere bakılmalı?
Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca sistem; tebligatın gönderici merciden teslim alındığı, muhatabın elektronik adresine ulaştığı, okunduğu ve usulen tebliğ edilmiş sayıldığı anlara ilişkin delil kayıtları üretir. Süre hesabında yalnızca PDF üzerindeki karar tarihi veya kullanıcının belgeyi açtığı saat esas alınmamalıdır.
UETS ekranındaki “ulaşma tarihi” ve “tebliğ tarihi” kayıtları, özellikle süre itirazlarında saklanmalıdır. Gerekirse delil kayıtlarının çıktısı alınmalı ve dosyadaki diğer tebligat bilgileriyle karşılaştırılmalıdır.
Beşinci günün sonunda tebliğ ne demektir?
Kanunun ifadesi “ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda” şeklindedir. Bu nedenle tebligatın ulaştığı gün birinci gün sayılmaz; ertesi gün sayım başlar. Beşinci gün tamamlandığında tebliğ gerçekleşmiş kabul edilir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2024 tarihli bir kararında, 21 Kasım 2023’te elektronik olarak gönderilen tebligatın 26 Kasım 2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerektiği ve buna göre itiraz süresinin hesaplanması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu örnek, uygulamada gün hesabının nasıl yapıldığını göstermektedir.
Her elektronik bildirimde aynı beş günlük kural mı geçerli?
Hayır. UETS üzerinden 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında yapılan elektronik tebligat ile başka elektronik bildirim sistemleri aynı değildir. Vergi mevzuatındaki elektronik tebligat, e-Devlet üzerinden yapılan bazı bildirimler veya kurumların kendi elektronik portalları özel mevzuata tabi olabilir.
Özellikle vergi tebligatlarında Vergi Usul Kanunu m.107/A ve buna ilişkin düzenlemeler ayrıca incelenmelidir. Anayasa Mahkemesinin 15 Ocak 2026 tarihli E.2025/94 sayılı kararında Vergi Usul Kanunu’ndaki bazı yetki hükümleri yönünden iptal kararı verilmiş ve yürürlük için dokuz aylık süre öngörülmüştür. Bu nedenle “elektronik geldi, her durumda UETS beş gün kuralı uygulanır” şeklinde genelleme yapılmamalıdır.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda önemli bir istisna var
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi bakımından “ihlalin öğrenilmesi” ölçütü nedeniyle farklı bir yaklaşım söz konusu olabilir. Anayasa Mahkemesinin kabul edilebilirlik uygulamasında, elektronik kararın başvurucu veya vekili tarafından daha erken açılıp öğrenildiğinin tespit edildiği durumlarda bireysel başvuru süresi öğrenme tarihinden başlatılabilmektedir.
Bu nedenle 7201 sayılı Kanun’daki beş günlük tebliğ kuralı ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun öğrenmeye bağlı süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Dosyanın hangi kanun yolunda olduğu, süre hesabının temelini değiştirebilir.
Tebligatı hiç görmeden süre kaçırıldıysa ne yapılabilir?
Öncelikle tebligatın gerçekten doğru UETS adresine ulaşıp ulaşmadığı ve sistem delil kayıtları incelenmelidir. Teknik hata, yanlış muhatap veya elektronik tebligatın zorunlu sebeple yapılamaması gibi durumlar normal bir “geç gördüm” olayından farklıdır.
Tebligat usulüne uygunsa, kullanıcının hesabını kontrol etmemiş olması çoğu durumda süreyi geri getirmez. Bununla birlikte ilgili yargılama hukukunda eski hâle getirme, gecikmiş itiraz veya başka özel yol bulunup bulunmadığı somut olaya göre değerlendirilmelidir. Bu yolların koşulları ve süreleri de kısa olabilir.
Şirketler için pratik UETS kontrol sistemi nasıl kurulmalı?
UETS hesabını yalnızca şirket sahibinin kişisel takibine bırakmak yerine en az iki yetkili kişinin süreçten haberdar olduğu bir iç prosedür kurulabilir. Gelen her tebligat için ulaştığı tarih, kanuni tebliğ tarihi, ilgili birim ve son başvuru günü ayrı kaydedilmelidir.
Özellikle icra, vergi, iş hukuku veya idari para cezası gibi farklı alanlarda süreler birbirinden çok farklı olabilir. “Tebligatı beş gün sonra tebliğ sayıyoruz, sonra hep iki haftamız var” gibi tek bir şablon kullanılmamalıdır. UETS üzerinden aldığınız tebligatta sürenin ne zaman başladığının ve hangi başvurunun gerektiğinin değerlendirilmesi için Meram Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
