Bir kişinin Instagram, Facebook veya benzeri bir sosyal medya hesabının şifresini ele geçirerek hesaba girmek, hesap sahibinin şifresini değiştirmek ve ardından onun arkadaşlarına mesaj göndererek para istemek ilk bakışta tek bir “hesap çalma” olayı gibi görünebilir. Ceza hukuku bakımından ise bu senaryoda birbirinden bağımsız birden fazla suç gündeme gelebilir.
Örneğin A’nın sosyal medya hesabının şifresinin B tarafından bir şekilde ele geçirildiğini düşünelim. B hesaba giriş yaptıktan sonra şifreyi değiştiriyor ve A’nın artık kendi hesabına ulaşmasını engelliyor. Bununla da kalmayarak A’nın arkadaşlarına “Acil paraya ihtiyacım var, şu IBAN’a para gönderebilir misin?” şeklinde mesajlar gönderiyor. Mesajı gerçek hesap sahibinin gönderdiğini düşünen bazı kişiler para transferi yapıyor.
Bu olayda hesabın ele geçirilmesi, hesaptaki verilerin değiştirilmesi ve üçüncü kişilerin aldatılarak para göndermeye yönlendirilmesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bir sosyal medya hesabına izinsiz girmek başlı başına suç olabilir
Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesi, bir bilişim sisteminin tamamına veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren ya da orada kalmaya devam eden kişiyi cezalandırmaktadır. Maddenin temel şeklinde bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülmektedir. Bu suç bakımından failin mutlaka veri silmesi, para elde etmesi veya hesap sahibine maddi zarar vermesi gerekmez. Rıza olmadan sisteme giriş yapılması belirli koşullarda tek başına suçun oluşması için yeterlidir.
Buradaki “bilişim sistemi” yalnızca bilgisayar sunucusu veya kurumsal yazılım anlamına gelmez. Sosyal medya hesapları, e-posta hesapları ve benzeri kullanıcı sistemleri de Yargıtay uygulamasında bilişim sistemi kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Şifreyi değiştirip gerçek kullanıcının hesabına girmesini engellemek
TCK m.244/2, bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren ya da mevcut verileri başka bir yere gönderen kişiyi altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırmaktadır.
Bu hüküm sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi bakımından oldukça önemlidir. Fail yalnızca hesaba bakmakla yetinmeyip hesabın şifresini değiştirirse veya hesap sahibinin erişimini başka yöntemlerle engellerse artık sistemdeki veriler üzerinde aktif bir müdahale söz konusu olur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05.11.2025 tarihli, E.2021/25001, K.2025/14273 sayılı kararı bu olay tipine son derece yakın ve güncel bir örnektir. Karara konu olayda sanığın katılana ait sosyal paylaşım hesabının şifresini hukuka aykırı biçimde ele geçirdiği, hesaba izinsiz girdiği, katılanın arkadaşlarıyla yazışmalar yaptığı ve hesap sahibinin kendi hesabına erişimini engellediği ileri sürülmüştür.
Yargıtay, hesaba izinsiz girip başkalarıyla yazışma yapmak ve gerçek hesap sahibinin erişimini engellemek şeklindeki eylemin TCK m.244/2 kapsamındaki bilişim sistemindeki verileri değiştirme veya erişilmez kılma suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Dosyada zamanaşımı gerçekleştiğinden kamu davası sonuçta düşürülmüş olsa da Yargıtay’ın suç vasfına ilişkin değerlendirmesi nettir.
Hesaptan arkadaşlara mesaj gönderilmesi ayrı bir hukuki sorun yaratır
Olayın ikinci aşaması daha da önemlidir. Fail, ele geçirdiği hesabın sahibini taklit ederek üçüncü kişilere mesaj gönderirse artık yalnızca bilişim sistemine yönelik bir müdahaleden söz edilmez.
Örneğin “Şu anda banka hesabıma erişemiyorum. Bana 15.000 TL gönderebilir misin? Akşam geri vereceğim.” şeklinde bir mesaj gönderildiğini ve mesajı alan kişinin bu yazışmanın gerçekten arkadaşından geldiğine inanarak para transfer ettiğini düşünelim. Burada mağdur artık yalnızca sosyal medya hesabının sahibi değildir. Para gönderen üçüncü kişi de aldatılmış ve malvarlığı zararı yaşamıştır.
TCK m.158/1-f, dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenlemektedir. Yargıtay’ın 2025 tarihli sosyal medya hesabı kararında da sanığın ele geçirdiği hesaptaki kişilerden menfaat temin ettiği iddiası nedeniyle, para gönderen kişilere yönelik bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık bakımından ayrıca suç duyurusunda bulunulduğu görülmektedir.
Dolayısıyla tek bir hesabın ele geçirilmesi, olayın gelişimine göre hem hesap sahibine hem de hesaptaki arkadaşlara karşı farklı suçların oluşmasına neden olabilir.
Para gönderilmezse suç oluşmaz mı?
Para talep edilen kişinin şüphelenerek transfer yapmaması, olayın hiçbir cezai sonucu olmadığı anlamına gelmez. Fail gerekli hileli davranışları gerçekleştirmiş, kendisini hesap sahibi gibi göstermiş ve mağdurdan para istemiş ancak mağdur son anda şüphelenerek para göndermemişse nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
Ceza hukukunda tamamlanmış suç ile teşebbüs arasındaki ayrım, failin icra hareketlerine başlayıp başlamadığı ve sonucun failin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşip gerçekleşmediğine göre yapılır. Bu nedenle “Kimse para göndermedi” şeklindeki savunma, hesabın ele geçirilmesi ve verilerin değiştirilmesi suçları bir yana, dolandırıcılık bakımından da otomatik olarak cezasızlık sağlamaz.
Hesaba şifreyi bilerek girmek de suç olabilir
Uygulamada sık karşılaşılan savunmalardan biri “Şifreyi kendisi daha önce bana söylemişti” şeklindedir. Bir şifrenin geçmişte paylaşılmış olması, her zaman sınırsız ve süresiz bir giriş izni anlamına gelmez.
Örneğin iş ortaklığının devam ettiği dönemde ortak sosyal medya hesabını yönetmek üzere verilen şifrenin, ortaklık sona erdikten sonra hesabı ele geçirmek amacıyla kullanılması farklı değerlendirilebilir. Aynı şekilde eski eşin, eski sevgilinin veya eski çalışanın daha önce bildiği şifreyi kullanarak hesaba girmesi bakımından da olay tarihindeki rızanın varlığı araştırılmalıdır.
Ceza hukuku bakımından temel mesele şifrenin teknik olarak nasıl öğrenildiğinden çok, sisteme giriş anında hukuken geçerli bir rızanın bulunup bulunmadığıdır.
Mesajları yalnızca okumak ile hesabı değiştirmek aynı değildir
Ceza dosyasında yapılan işlemlerin ayrıntılı biçimde belirlenmesi gerekir. Bir kişinin yalnızca başkasının hesabına izinsiz girmesi TCK m.243 kapsamında değerlendirilebilirken, şifreyi değiştirmesi, hesap sahibinin erişimini engellemesi, profil bilgilerini değiştirmesi veya başka kişilere mesaj göndermesi TCK m.244 yönünden ayrıca önem kazanır.
Hesaptaki özel mesajların okunması, kaydedilmesi veya üçüncü kişilere aktarılması hâlinde ise olayın özelliklerine göre haberleşmenin gizliliğinin ihlali ve kişisel verilere ilişkin suçlar da ayrıca gündeme gelebilir. Bu nedenle tek bir “hesap hackleme” başlığı altında bütün davranışların aynı maddeden cezalandırılması doğru değildir.
Dijital deliller nasıl tespit edilir?
Bu tür dosyalarda klasik tanık anlatımlarından çok teknik kayıtlar önem taşımaktadır. Sosyal medya şirketlerinden veya hizmet sağlayıcılardan elde edilebildiği ölçüde giriş IP kayıtları, giriş tarihleri, kullanılan cihazlar, şifre değişikliği bildirimleri, hesabın bağlı olduğu e-posta veya telefon numarasındaki değişiklikler incelenebilir.
Aynı şekilde mağdurlara gönderilen mesajların ekran görüntüleri, para talep edilen IBAN numarası, para gönderilmişse banka hareketleri, kullanılan telefon hatları ve cihazlara ilişkin dijital materyaller de soruşturmanın temel delillerinden olabilir.
Ancak ekran görüntüsü tek başına her zaman failin kimliğini ispatlamaz. Mesajın hangi cihaz veya bağlantı üzerinden gönderildiği ile şüpheli arasındaki bağın ayrıca kurulması gerekir.
Hesap sahibinin arkadaşlarından para alınması hâlinde mağdur sayısı önemlidir
Ele geçirilen tek bir hesaptan beş farklı kişiye mesaj gönderildiğini ve bunlardan üçünün ayrı ayrı para gönderdiğini düşünelim. Burada sosyal medya hesabının sahibine yönelik bilişim suçu ile para gönderen kişilere yönelik malvarlığı suçları farklı mağdurlara karşı işlenmiştir.
Suç sayısının ve zincirleme suç hükümlerinin nasıl uygulanacağı her mağdur ve her fiil yönünden ayrıca değerlendirilmelidir. Tek bir kullanıcı hesabının kullanılmış olması, üçüncü kişilere yönelik bütün dolandırıcılık eylemlerini otomatik olarak tek suç hâline getirmez.
Sonuç
Bir kişinin sosyal medya hesabının şifresini ele geçirerek hesaba girmek yalnızca “hesap çalma” olarak ifade edilebilecek basit bir olay değildir. Hesaba izinsiz giriş TCK m.243’ü; şifrenin değiştirilmesi, hesabın gerçek sahibinin erişiminin engellenmesi veya hesap üzerinden veri ve mesajlara müdahale edilmesi TCK m.244’ü gündeme getirebilir. Ele geçirilen hesaptan üçüncü kişilere mesaj gönderilip para alınması hâlinde ise nitelikli dolandırıcılık suçunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05.11.2025 tarihli E.2021/25001, K.2025/14273 sayılı kararı da sosyal medya hesabına izinsiz girme, başkalarıyla yazışma ve hesap sahibinin erişimini engelleme davranışlarının yalnızca izinsiz giriş seviyesinde kalmadığını, TCK m.244/2 kapsamında değerlendirilebileceğini ortaya koymaktadır.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda dijital kayıtlar, IP bilgileri, mesaj içerikleri, banka hareketleri ve şüphelinin cihazları incelenmeden kesin suç vasfı belirlenemez.
