Boşanma Öncesinde Eşin Parasını Yakınına Aktarması: Mal Paylaşımında Bu Para Nasıl Değerlendirilir?

·

Boşanma konuşulmaya başlandıktan sonra eşinizin banka hesabındaki birikimi annesine, kardeşine veya yakın bir arkadaşına gönderdiğini öğrenebilirsiniz. Hesapta para kalmaması, mal paylaşımında hiçbir hak ileri süremeyeceğiniz anlamına gelmez. Bununla birlikte her para transferi de hukuken mal kaçırma değildir. Gerçek bir borç ödemesi, olağan aile desteği ve diğer eşin alacağını azaltmak amacıyla yapılan işlem birbirinden ayrılmalıdır.

Boşanma öncesi para transferi değerlendirilirken üç soru öne çıkar: Para hangi kaynaktan geldi, ne zaman gönderildi ve işlemin gerçek sebebi neydi? Bu sorular açıklığa kavuşmadan “Paranın yarısı kesin benim” veya “Hesap boşaldığı için artık hak yok” şeklinde sonuç çıkarmak yanıltıcıdır. Mal rejiminin tasfiyesi, yalnızca dava günündeki hesap bakiyesinin ikiye bölünmesinden ibaret değildir.

Önce paranın hangi mal grubuna ait olduğu belirlenir

Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesinde yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma olarak düzenlenmiştir. Ancak eşlerin geçerli bir mal rejimi sözleşmesi yapıp yapmadığı ve ilgili birikimin hangi dönemde oluştuğu kontrol edilmelidir. Özellikle eski tarihli evliliklerde bütün evlilik süresinin tek bir rejime tabi olduğu varsayımıyla hesap yapılamaz.

Kanun’un 219. maddesi uyarınca çalışma karşılığı elde edilen gelirler, kural olarak edinilmiş mal kapsamındadır. Buna karşılık 220. maddede düzenlenen evlilik öncesi malvarlığı, miras ve karşılıksız kazanımlar gibi kişisel mal kaynakları farklı değerlendirilir. Örneğin eşin kendi mirasından gelen ana parayı kardeşine göndermesi ile evlilik sırasında maaşlardan biriktirilen parayı göndermesi aynı hukuki sorunu oluşturmaz. Türk Medeni Kanunu, m. 202, 219 ve 220

Banka hesabının yalnızca eşinizin adına olması, hesaptaki bütün paranın kişisel mal olduğunu göstermez. Aynı hesapta maaş, miras parası, satış bedeli ve başka kaynaklar bir arada bulunabilir. Bu nedenle hesabın adı kadar para hareketlerinin geçmişi de önemlidir. Kanun’un 222. maddesindeki ispat düzenlemesi ve edinilmiş mal karinesi, kaynak tartışmalarında dikkate alınır. Türk Medeni Kanunu, m. 222

Hangi tarih esas alınır?

Boşanma kararı verilmesi hâlinde mal rejimi, Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Bu tarih, boşanma kararının kesinleştiği tarihle karıştırılmamalıdır. Boşanma gerçekleşmezse aynı sonucun kendiliğinden doğduğu varsayılamaz.

Bu ayrım özellikle dava öncesindeki para çıkışlarını incelerken önem kazanır. Davadan birkaç hafta önce yapılan transferle yıllar önce yapılmış bir ödeme aynı kapsamda ele alınmayabilir. Dava tarihinden sonraki hesap hareketleri de geçmişte mevcut paranın akıbetini gösterebilir. Ancak sonraki bütün gelirleri otomatik olarak tasfiyeye dâhil etmek doğru değildir. Tarih sıralaması kurulmadan yalnızca son hesap ekstresine bakılması önemli bilgilerin gözden kaçmasına neden olabilir. Türk Medeni Kanunu, m. 225

Hesaptan çıkan para yeniden hesaba katılabilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi, belirli işlemlerin edinilmiş mallara değer olarak eklenmesine imkân tanır. Bunun anlamı, gönderilen paranın her durumda bankaya geri dönmesi değildir. Koşullar varsa artık değer ve katılma alacağı hesaplanırken, malvarlığından çıkarılmış değer de değerlendirmeye alınabilir.

İlk grup, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan, olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalardır. İkinci grup ise mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirlerdir. İkinci grupta kanundaki inceleme yalnızca son bir yılla sınırlı değildir. Bu iki düzenlemeyi birbirine karıştırmak, daha eski fakat önemli işlemlerin gözden kaçmasına yol açabilir. Türk Medeni Kanunu, m. 229

Örneğin eşinizin ortak yaşam boyunca biriktirdiği paranın önemli bölümünü boşanma görüşmelerinin hemen ardından kardeşine göndermesi araştırılması gereken bir olaydır. Fakat aktarımın zamanlaması tek başına bütün koşulları kanıtlamaz. Kardeşe gerçekten borç bulunup bulunmadığı, transferin karşılığında bir mal veya hak elde edilip edilmediği ve paranın sonradan geri dönüp dönmediği de değerlendirilmelidir.

“Borcumu ödedim” açıklaması yeterli olur mu?

Dekontta borç ödemesi yazması önemlidir, ancak uyuşmazlığı tek başına sona erdirmez. Borcun ne zaman doğduğu, başlangıçta gerçekten para alınıp alınmadığı, önceki banka hareketleri ve ödeme düzeni araştırılabilir. Aynı şekilde dekontta açıklama bulunmaması da kendiliğinden mal kaçırma kanıtı değildir.

Gerçek bir borcun ödenmesi ile görünüşte borç yaratılması arasında temel fark vardır. İnceleme, aile üyelerinin birbirine para göndermesini başlı başına şüpheli saymak yerine somut işlemin ekonomik sebebine odaklanmalıdır. Normal hayat akışına uygun düzenli ödemelerle, uyuşmazlık başlar başlamaz yapılan açıklanamayan yüksek tutarlı transferlerin delil değeri aynı olmayabilir. Sonuç, belgelerin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

Gönderilen paranın yarısı doğrudan alınabilir mi?

Katılma alacağı, tek bir dekont tutarının her zaman yarısına eşit değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 231 ve 236. maddeleri uyarınca ilgili mal grubunun borçları, eklenecek değerler ve diğer hesap unsurları dikkate alınarak artık değer belirlenir. Eşlerin karşılıklı alacakları da hesaba etki edebilir.

Tamamen varsayımsal bir örnekte, edinilmiş mal niteliğindeki 600.000 TL’nin tamamının hesaba eklenmesi gerektiği ve başka hiçbir borç, alacak veya hesap unsurunun bulunmadığı kabul edilirse, yarı oranı 300.000 TL sonucunu verebilir. Bu örnek yalnızca hesap mantığını anlatır. Gerçek dosyada paranın kaynağı, değerleme kuralları ve diğer malvarlığı unsurları incelenmeden aynı rakam vaat edilemez. Türk Medeni Kanunu, m. 231, 235 ve 236

Parayı alan yakına doğrudan dava açılabilir mi?

Eşe karşı katılma alacağı talebiyle parayı alan üçüncü kişiye yöneltilecek talep farklıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 241. maddesi, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığında belirli karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere eksik kalan miktarla sınırlı başvuru imkânı düzenler. Bu nedenle “Para kardeşine gitti, bütün tutarı hemen kardeşinden alırım” düşüncesi isabetli değildir.

Bu hüküm bakımından hak kaybının öğrenilmesinden itibaren bir yıllık ve her durumda mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreler ayrıca önem taşır. Bu süreler, bütün mal paylaşımı taleplerinin ortak süresiymiş gibi kullanılmamalıdır. İşlemin gerçekte yapılmamış gibi gösterilmesi veya görünürde başka bir işlem kurulması iddiasında ise muvazaa ve talebin hukuki dayanağı ayrıca değerlendirilir. Türk Medeni Kanunu, m. 241

2025 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı neden önemli?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2025 tarihli, 2023/618 E., 2025/231 K. sayılı kararı, eşin üçüncü kişiye taşınmaz devri nedeniyle açılan muvazaa davasına ilişkindir. Doğrudan banka havalesi hakkında verilmiş değildir. Kurul, somut uyuşmazlıkta mal rejiminin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmesi ve alacak ile muvazaa durumuna göre karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Bu kararın para aktarımı tartışmasına katkısı, üçüncü kişiye yöneltilen davada önce hak ve talep temelinin doğru kurulmasının önemini göstermesidir. Karardan “Yakına yapılan her transfer iptal edilir” sonucu çıkarılamaz. Ayrıca karar metnindeki karşı oy görüşleri, çoğunluğun kabul ettiği gerekçe gibi aktarılmamalıdır. Kararın resmî tam metni

Banka hareketleri nasıl ortaya konulur?

Elinizde bulunan hukuka uygun dekontlar, ortak hesap kayıtları, size gönderilmiş yazışmalar ve bilinen transfer tarihleri ilk değerlendirmede yararlı olabilir. Mahkemeden hangi banka ve hangi dönem kayıtlarının isteneceğinin somutlaştırılması gerekir. Mümkün olduğunca tutar, tarih, gönderen hesap ve alıcı bilgisi birlikte sunulmalıdır.

Eşin telefonuna veya banka hesabına izinsiz erişmek, şifrelerini kullanmak ya da başkası adına işlem yapmak uygun bir delil toplama yöntemi değildir. Ulaşamadığınız kayıtların yargılama yoluyla getirtilmesi değerlendirilmelidir. Ekran görüntüsü varsa bağlamı korunmalı; yalnızca tek bir satırın bütün işlem geçmişini açıkladığı varsayılmamalıdır. Paranın hesaptan çıkması kadar önce nereden geldiği ve sonrasında nereye gittiği de önem taşır.

İlk görüşmeye hazırlanırken nelere dikkat edilmeli?

Evlilik tarihi, varsa mal rejimi sözleşmesi, boşanma davasının açılıp açılmadığı ve şüpheli görülen işlemler kısa bir liste hâline getirilebilir. Her işlem için “Neden bu ödemenin olağan olmadığını düşünüyorum?” sorusuna belgelerle cevap aranmalıdır. Duyum ile doğrudan görülen kayıt birbirinden ayrılmalıdır.

Malvarlığının daha da azalacağına ilişkin somut belirtiler varsa, uygun geçici hukuki korumanın koşulları ayrıca incelenebilir. Sadece boşanma davası açılması bütün banka hesaplarının kendiliğinden bloke olacağı anlamına gelmez. Talep edilecek koruma, uyuşmazlığın niteliği ve eldeki delillerle uyumlu olmalıdır.

Boşanma öncesinde eşin yakınına para aktarması nedeniyle hak kaybı yaşadığınızı düşünüyorsanız, değerlendirmeye yalnızca kalan bakiyeden başlamayın. Paranın kaynağını, transferin zamanını ve gerçek sebebini birlikte ele alın. Bu inceleme, eşe karşı ileri sürülebilecek alacak ile üçüncü kişiye yönelik olası başvurunun doğru ayrılmasını sağlar. Belgeleriniz üzerinden somut durumunuzun değerlendirilmesi için Meram Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.