Ticari ilişkide çek alan kişi açısından en önemli risklerden biri, çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmamasıdır. Bu durumda alacaklının önünde hem alacağın tahsiline yönelik icra yolları hem de koşulları oluşmuşsa 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında şikâyet yolu bulunabilir.
Ancak ceza şikâyetinde bulunmak, paranın kendiliğinden tahsil edileceği anlamına gelmez. İcra takibi ile ceza süreci farklı amaçlara ve farklı sürelere sahiptir.
Önce çekin süresinde bankaya ibrazı önemlidir
Çekin hukuki sonuçlarının doğması bakımından üzerinde yazılı düzenleme tarihi ve kanuni ibraz süresi önem taşır. Çek, süresinde muhatap bankaya sunulmalı ve karşılığı yoksa Çek Kanunu’na uygun şekilde “karşılıksızdır” işlemi yaptırılmalıdır.
Bu nedenle yalnızca bankanın sözlü biçimde “hesapta para yok” demesiyle yetinilmemelidir. Çekin üzerindeki banka işlemi ve kayıtları korunmalıdır. İbraz süresi, düzenleme yeri ve ödeme yeri gibi unsurlara göre ayrıca değerlendirilir.
Çeke dayanarak icra takibi yapılabilir mi?
Evet. Alacağı çek, bono veya poliçeye dayanan alacaklı, İcra ve İflas Kanunu m.167 ve devamı uyarınca kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatabilir.
Bu takip, genel ilamsız takipten daha kısa süreler içerir. Borçluya gönderilen kambiyo ödeme emrinde ödeme süresi on gün, temel itiraz süresi ise beş gündür. Borca veya imzaya ilişkin itirazlar, kanundaki usule göre icra mahkemesine yöneltilir.
Bu ayrım borçlu açısından kritik önemdedir. Normal ilamsız takipteki yedi günlük itiraz sistemine güvenerek beklemek kambiyo takibinde hak kaybına yol açabilir.
İtiraz edilirse takip otomatik durur mu?
Kambiyo senetlerine mahsus takipte itiraz, genel ilamsız takipte olduğu gibi bütün icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Kanunda satış ve diğer takip işlemleri bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Bu nedenle borçlunun sadece dilekçe verdiği için dosyanın tamamen durduğunu varsaymaması gerekir. Takibin hangi aşamada olduğu ve ayrıca durdurma kararı gerekip gerekmediği icra dosyası üzerinden değerlendirilmelidir.
Karşılıksız çek nedeniyle ceza şikâyeti mümkün müdür?
5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilen çek hakkında karşılıksızdır işlemine sebebiyet verilmesi hâlinde, hamilin şikâyeti üzerine cezai süreç gündeme gelebilir.
Kanunda her bir çek bakımından bin beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmüş; cezanın karşılıksız kalan çek miktarından az olamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilmesi de gündeme gelir.
Şirket çeklerinde cezai sorumluluğun kime ait olduğunun tespiti ayrıca önemlidir. Şirket tüzel kişiliği ile çeki düzenlemekten ve mali işlerden sorumlu gerçek kişiler aynı değildir. Şirketin yönetim ve yetki kayıtları bu nedenle incelenmelidir.
Şikâyet süresi ne kadardır?
Karşılıksız çek şikâyetinde genel ceza hukukundaki altı aylık şikâyet süresine dayanmak ciddi hata yaratabilir. Çek Kanunu’nun yaptığı atıf nedeniyle İcra ve İflas Kanunu m.347’deki özel süre uygulanır: şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin E.2023/15644, K.2025/5270, 14.04.2025 tarihli kararında da üç aylık öğrenme süresinin önemi vurgulanmıştır. Bu nedenle çek dosyasında “nasıl olsa bir yılım var” düşüncesi hatalıdır. Üç aylık ve bir yıllık süre birlikte dikkate alınmalıdır.
Çek bedeli sonradan ödenirse ceza davası ne olur?
Çek Kanunu m.6, karşılıksız kalan çek bedelinin kanunda belirtilen ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödenmesi hâlinde etkin pişmanlığa ilişkin sonuçlar öngörmektedir.
Ödeme yargılama aşamasında yapılırsa davanın düşmesine; mahkûmiyet kesinleştikten sonra gerekli ödeme yapılırsa hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilebilmesi mümkündür. Şikâyetten vazgeçme de kanunda özel sonuçlara bağlanmıştır.
Bu nedenle ödeme yapılırken yalnızca çekin anaparası değil, kanunun aradığı bütün ödeme koşullarının tamamlanıp tamamlanmadığı kontrol edilmelidir.
Ceza şikâyeti alacağı tahsil eder mi?
Hayır. Ceza davasının amacı cezai sorumluluğu değerlendirmektir. Alacaklının parasını tahsil etmesi için icra takibi, ödeme veya başka özel hukuk yollarını ayrıca takip etmesi gerekebilir.
Aynı şekilde icra takibinin başlatılmış olması da ceza şikâyet süresini kendiliğinden güvence altına almaz. Her sürecin süresi ve başvurusu ayrı izlenmelidir.
Alacaklı hangi belgeleri saklamalıdır?
Çekin aslı, bankanın karşılıksızdır işlemi, varsa banka belgeleri, fatura veya temel ticari ilişkiyi gösteren belgeler ve taraflar arasındaki ödeme yazışmaları önem taşır.
Çekin ciro zinciri ve kimin meşru hamil olduğu da özellikle şikâyet hakkı bakımından değerlendirilmelidir. Karşılıksız çek dosyasında hızlı hareket etmek önemlidir; çünkü beş günlük icra itiraz süresi ve üç aylık ceza şikâyet süresi gibi kısa takvimler bulunmaktadır.
Karşılıksız çıkan çekinizin tahsili veya hakkınızda başlatılan kambiyo takibinin değerlendirilmesi için Meram Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynaklar
- İcra ve İflas Kanunu, m.167–170 ve 347
- 5941 sayılı Çek Kanunu, m.5–6
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E.2023/15644, K.2025/5270, 14.04.2025
