Kredi kullanırken ilk bakılan unsur çoğu zaman aylık taksit tutarıdır. Oysa aynı taksite sahip iki teklifin toplam maliyeti, sigorta koşulları ve ödeme gecikmesinde doğuracağı sonuçlar farklı olabilir. Kredi sözleşmesini imzalamadan önce yalnızca ne kadar para alacağınızı değil, hangi şartlarla geri ödeyeceğinizi de anlamanız gerekir. Özellikle uzun süreli borçlarda küçük görünen hükümler sonradan önemli uyuşmazlıklara dönüşebilir.
İlk ayrım, kredinin hangi amaçla kullanıldığıdır. Kişisel ihtiyaç için kullanılan tüketici kredisi ile ticari faaliyetin finansmanı için kullanılan kredi aynı kurallara tabi olmayabilir. Konut finansmanında da özel düzenlemeler bulunur. Bu yazı ağırlıklı olarak tüketici kredilerine ilişkin temel noktaları açıklar. Şirket kredisi veya ticari kredi sözleşmesini bu bilgilerle tek başına değerlendirmek doğru olmaz.
İmzadan Önce Bilgilendirme İsteyin
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 23. maddesi, tüketiciye sözleşme koşulları hakkında imzadan makul bir süre önce bilgi verilmesini öngörür. Bu bilginin amacı, kişinin teklifleri karşılaştırabilmesidir. Önünüze gelen belgeleri yalnızca imza atılacak evrak olarak görmeyin. Anlamadığınız faiz, ücret veya teminat hükümleri için açıklama isteyin ve size verilen metinleri saklayın.
Sözleşmenin bir örneğine erişebilmek de önemlidir. Şubede veya uzaktan kurulan işlemlerde hangi metni kabul ettiğiniz sonradan anlaşılabilir olmalıdır. Telefonda söylenen bir kampanya koşulunun belgede farklı görünmesi halinde farkın giderilmesini istemek gerekir. “Sistemde böyle görünüyor ama uygulanmayacak” şeklindeki sözlü açıklamalar, açık bir sözleşme hükmünün yarattığı riski her zaman ortadan kaldırmaz.
Toplam Geri Ödeme ve Faiz
Kredi tutarı, vade, taksit sayısı, toplam geri ödeme ve yıllık maliyet bilgisi birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca aylık faiz oranını karşılaştırmak yeterli değildir. Ücretler ve bağlantılı işlemler gerçek maliyeti değiştirebilir. Aynı miktar para için daha düşük görünen taksit, daha uzun vade nedeniyle toplamda daha fazla ödeme anlamına gelebilir. Ödeme planının tamamını incelemek bu yüzden yararlıdır.
Kanunun 25. maddesi, belirli süreli tüketici kredilerinde faiz oranına ilişkin koruyucu hükümler içerir. Bu tür sözleşmelerde faiz oranı sabit olarak belirlenir ve tüketici aleyhine değiştirilemez. Ancak bu kuralın başka kredi türlerine aynen uygulanacağı varsayılmamalıdır. Kullanılan ürünün gerçekten hangi sözleşme türüne girdiği ilk aşamada belirlenmelidir.
Gecikme halinde uygulanacak koşulları da önceden okuyun. Normal taksit ödeme düzeni ile gecikme durumunun maliyeti farklıdır. Kanunun tüketici işlemlerinde bileşik faize ilişkin yasağı ve ücretlere ilişkin özel düzenlemeleri vardır. Sözleşmede bir ücretin yazması, her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık her ücretin otomatik olarak geri alınabileceği yönündeki genellemeler de doğru değildir.
Sigorta ve Ek Ürünler
Kanunun 29. maddesinde kredi bağlantılı sigorta için tüketicinin açık talebine ilişkin kurallar bulunur. Kredi verenin sigortasız teklif sunma yükümlülüğü ve tüketicinin uygun teminatı farklı bir sigorta şirketinden sağlayabilmesi de değerlendirilmelidir. Sigorta priminin tutarını, kapsamını ve hangi riskleri karşılamadığını öğrenmek gerekir. Yalnızca kredinin onaylanmasına odaklanarak sigorta belgesini okumamak sonradan uyuşmazlık yaratabilir.
Krediyle ilgisiz ek ürünlerin koşul olarak sunulması da incelenmelidir. Paket içinde görünen her hizmetin zorunlu olduğu düşünülmemelidir. Kabul ettiğiniz ürünün adı, ücreti, yenileme şekli ve sona erdirilme koşulları açık olmalıdır. İşlemler dijital ortamda yapılıyorsa onay ekranları ve gönderilen bilgilendirmeler de saklanmalıdır. Özellikle sonradan kabul etmediğinizi ileri süreceğiniz ürünlerde kayıtlar önem taşır.
Cayma ve Erken Ödeme Aynı Şey Değildir
Tüketici kredilerinde Kanunun 24. maddesi uyarınca on dört günlük cayma hakkı bulunur. Kredi kullanılmışsa anaparanın ve kullanım süresine ilişkin sözleşme faizinin, cayma bildiriminden sonra kanunda belirtilen otuz günlük süre içinde geri ödenmesi gerekir. Ödeme yapılmaması caymanın sonucunu etkiler. Bu nedenle yalnızca “vazgeçtim” şeklinde bildirim göndermekle bütün yükümlülüklerin ortadan kalktığı düşünülmemelidir.
Erken ödeme ise farklıdır. Kanunun 27. maddesi, tüketici kredisinin erken ödenmesi halinde gerekli faiz ve diğer maliyet unsurlarında indirim yapılmasını düzenler. Konut finansmanı gibi özel ürünlerde ayrıca incelenmesi gereken hükümler bulunur. Krediyi kapatmadan önce yazılı kapama hesabı istemek, anapara ve diğer kalemleri ayırmak açısından yararlıdır. Söylenen toplam tutarın hangi hesaplamaya dayandığını anlayın.
Gecikme, Kefalet ve Teminatlar
Belirli süreli tüketici kredisinde tüm borcun birden istenmesi her tek taksit gecikmesinde otomatik olarak mümkün değildir. Kanunun 28. maddesi, ilgili hakkın saklı tutulması, kredi verenin edimlerini yerine getirmesi, birbirini izleyen en az iki taksidin ödenmemesi ve en az otuz günlük uyarı süresi gibi koşullar öngörür. Size gönderilen ihtarın tarihi ve içeriği bu nedenle önemlidir.
Kefil veya ipotek veren kişi açısından da sözleşme ayrı riskler yaratır. Bir yakına yardımcı olmak için atılan imzanın kapsamı, borç sınırı ve teminatın niteliği anlaşılmalıdır. Tüketici işlemlerindeki şahsi teminatlara ilişkin koruyucu kurallar ayrıca dikkate alınır. Boş alanları bulunan belgeler veya içeriği açıklanmayan ekler imzalanmadan önce değerlendirilmelidir. Teminatın yalnızca ilk krediye mi başka borçlara da mı ilişkin olduğu netleştirilmelidir.
Kredi sözleşmesiyle ilgili görüş alırken teklif formunu, ödeme planını, sigorta belgelerini ve varsa ihtarları birlikte hazırlayın. Böylece yalnızca taksit değil, sözleşmenin bütünü değerlendirilebilir. İmza öncesinde belirsizliklerin giderilmesi, borç doğduktan sonra çözüm aramaktan daha kolay olabilir. Kredi ve teminat koşullarınızın incelenmesi için Meram Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
