Haczedilemeyen Mal ve Haklar Nelerdir?

·

İcra takibiyle karşılaşan kişi için en kaygı verici sorulardan biri, evindeki eşyaların veya gelirinin tamamının alınıp alınamayacağıdır. Hukuk, alacağın tahsilini sağlarken borçlunun ve ailesinin belirli temel ihtiyaçlarını da korur. Bu nedenle bütün mallar ve gelirler aynı şekilde haczedilemez. Ancak korumanın kapsamı malın türüne, borcun kaynağına ve özel kanunlara göre değişir. “Üzerimde tek ev var, kesin haczedilemez” veya “icra gelirse her şey alınır” gibi genellemeler doğru değildir. Somut mal ve dosya üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.

Ev eşyaları bakımından temel kural

İcra ve İflas Kanunu m.82, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyalarını koruyan düzenleme içerir. Para, kıymetli evrak, altın, değerli taş ve benzeri kıymetli şeyler bu korumanın dışında tutulmuştur. Bu nedenle sıradan ev kullanımıyla değer saklama amacı taşıyan varlıklar aynı değildir. Eşyanın niteliği ve fiili kullanım amacı önemlidir. Eski kaynaklardaki eşya sayısına dayanan açıklamalar güncel metinle karşılaştırılmalıdır.

Bir eşyanın evde bulunması, her durumda borçluya ait olduğu anlamına da gelmez. Üçüncü kişiye ait mal üzerindeki hak iddiası, haczedilmezlikten farklı bir konudur. Mülkiyet belgesi, fatura ve fiili durum bu çerçevede değerlendirilebilir. “Bu eşya benim değil” iddiasıyla “bu eşya bana ait ama haczedilemez” iddiası aynı hukuki başvuru değildir. Doğru yolun seçilmesi için sorunun niteliği baştan ayrılmalıdır.

Meslek için kullanılan eşyalar korunur mu?

M.82, ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli eşyaya ilişkin koruma içerir. Kanunda tarım ve bazı meslek grupları için de düzenlemeler vardır. Ancak işte kullanılan her pahalı araç veya makinenin otomatik haczedilemez olduğu söylenemez. Faaliyetin yapısı, malın gerekliliği ve değeri birlikte incelenir. Koruma, her ticari yatırımın sınırsız biçimde takip dışında kalması anlamına gelmez.

Kanun, belirli malların değerinin fazla olması hâlinde uygun kısmın borçluya bırakılarak satış yapılabilmesine ilişkin düzenleme de içerir. Borcun doğrudan ilgili eşyanın bedelinden kaynaklanması gibi istisnalar önemlidir. Bu nedenle malın sadece meslek amacıyla kullanılması tek başına bütün değerlendirmeyi tamamlamaz. Borç belgesiyle malın edinimi arasındaki ilişki incelenmelidir. İşin devamı için gerekli olan koruma ile alacaklının tahsil hakkı birlikte ele alınır.

Borçlunun evi haczedilebilir mi?

İİK m.82, borçlunun hâline uygun evini korur. Bu düzen, tapuda tek konut bulunmasının her dosyada mutlak koruma sağladığı anlamına gelmez. Borçlunun ve ailesinin ihtiyaçları, evin niteliği ve değeri değerlendirilir. Değer fazla ise kanundaki koşullarla uygun konut alınmasına yetecek bedelin bırakılması suretiyle satış gündeme gelebilir. Konutun borcun veya ipoteğin konusu olması gibi durumlar da ayrıca önem taşır. Sadece taşınmaz sayısına bakılarak sonuç kurulamaz.

Meskeniyet iddiası, uygun başvuru ve süre içinde ileri sürülmelidir. Haczin varlığını öğrenmekle satış ilanını görmek aynı aşama değildir. Borçlu, bütün işlemleri son satış gününe kadar beklememelidir. Tapu kayıtları, aile ve barınma durumu, varsa ipotek belgeleri birlikte incelenmelidir. Bir mahkemenin başka bir kişi için verdiği karar, aynı özellikler araştırılmadan kendi eviniz için kesin sonuç sayılmaz. Somut ihtiyaç ve dosya koşulları belirleyicidir.

Maaşın tamamı alınabilir mi?

İİK m.83, belirli gelirlerin kısmen haczine ilişkin temel düzeni içerir. Bunun yanında ücret ve emeklilik gelirleri için özel kanunlar uygulanabilir. Bu nedenle bütün maaş türleri için tek oran veya tek istisna söylemek doğru değildir. Nafaka alacağı gibi borçların niteliği de önem taşıyabilir. Gelirin hangi kurumdan, hangi hukuki sıfatla ödendiği belirlenmelidir. Banka hesabına yatması, kaynağının incelenmesini gereksiz hâle getirmez.

Emekli aylığı, çalışma ücreti ve başka ödeme türleri aynı kabul edilmemelidir. Hesapta farklı kaynaklardan para bulunması da incelemeyi etkileyebilir. Önceden verilen muvafakat veya bankanın uyguladığı kesinti ile icra haczi farklı hukuki sorunlar doğurabilir. “Banka kestiğine göre mutlaka hukuka uygundur” veya “maaş hesabına hiç dokunulamaz” ifadeleri eksik kalır. Hesap hareketleri ve kesintinin dayanağı birlikte görülmelidir. Doğru itiraz bu ayrım üzerinden hazırlanır.

Başka hangi haklar korunabilir?

M.82’de öğrenci bursları ve bedensel zararlar için verilen belirli tazminatlar gibi korunan kalemler de yer alır. Özel kanunlarda haciz yasağı bulunan mal ve haklar ayrıca değerlendirilir. Ancak bir ödemenin adı tek başına yeterli olmayabilir; hukuki kaynağı ve kapsamı anlaşılmalıdır. Ödeme belgesi veya kurum yazısı bu nedenle önemlidir. Hesap dökümündeki kısa açıklama, her durumda korumanın sınırlarını göstermeyebilir.

Haczedilmezlik hakkıyla borcun varlığına itiraz da farklıdır. Borç gerçekten mevcut olsa bile belirli malın haczi hukuka aykırı olabilir. Tersine, malın haczedilebilir olması borç hesabının kesin doğru olduğunu göstermez. Başvurunun hangi sorunu çözmeyi amaçladığı açık olmalıdır. Bir dosyada birden fazla hukuki yolun değerlendirilmesi gerekebilir. Hepsini tek bir genel dilekçede belirsiz bırakmak yerine doğru usulle ileri sürmek önemlidir.

Haciz yapılmışsa nasıl hareket edilmeli?

Haciz tutanağı, öğrenme tarihi ve mal veya gelir belgeleri korunmalıdır. İcra memurunun işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa uygun şikâyet yolu değerlendirilir. Süreler ve istisnalar başvuru sebebine göre değişebileceğinden beklenmemelidir. İcra görevlisine sözlü itiraz edilmesi, her durumda mahkemeye başvuru gereğini ortadan kaldırmaz. Resmi kayıtların görülmesi ve talebin doğru mercie yöneltilmesi gerekir. Fiili engelleme veya mal gizleme hukuki çözüm yerine geçmez.

Haczedilmezlik incelemesi için borcun dayanağı, haciz belgesi, tapu veya gelir kayıtları ve gerekli aile bilgileri hazırlanabilir. Hangi malın hangi nedenle korunduğunun değerlendirilmesi için Meram Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Amaç, borçlunun bütün malvarlığının koşulsuz korunduğunu söylemek değil, kanunun tanıdığı somut korumayı doğru biçimde kullanmaktır. Bu yazı, dosyanızdaki malın veya hesabın kesin olarak haczedilemeyeceği yönünde kişisel hukuki görüş oluşturmaz.

Kaynaklar